Hz. Hatice’nin Hayatı

Hz. Hatice… En sevgilinin, en sevdiği… İlk Müslüman kadın… Allah (c.c)’ ın selam gönderdiği, cennet kadınlarının en faziletlisi… Müminlerin annesi…

Hz. Hatice’nin Kısaca Hayatı;

Gününden önce doğması (erken doğması) nedeniyle “erken doğan” anlamına gelen “Hatice” adı verilmiştir. Soylu ve zengin bir aileden gelen Hz. Hatice gayet zarif, kibar, yardımsever, itibar sahibi bir kadındır. Hz. Muhammed (s.a.v) ‘den önce iki evlilik yapmış; bu evliliklerinden 3 çocuk sahibi olmuştur.

Amcasının oğlu olan Varaka bin Nefl,  İncil ve Tevratı çok iyi bilen tek tanrıya inanan biriydi. Hz. Hatice, Varaka ile dini konularda konuşur, tek tanrıya inanırdı.Putlara hiç bir zaman tapmamıştı. Varaka sayesinde, İncil ve Tevratta bahsedilen son din, son peygamber ve onun özelliklerinden haberdardı.Bu yüzden tek tanrılı bir din ve bir peygamber bekliyordu.

Abdullah oğlu Muhammed o zamanlar da Arap toplumu içinde gayet güvenilir olarak bilinen, Mekke’nin Kureys kabilesinden, tanınan bir delikanlıydı. Hz. Hatice’nin anne tarafından akrabalıkları vardı. Vefat eden eşi ve ailesinden kalan mallarının ticareti için güvenilir birini arayan Hz. Hatice’ye, “El-Emin” olan Abdullah oğlu Muhammed salık verilir. Aralarında anlaşma sağlanır ve Hz. Muhammed, Hatice’nin yardımcısı Meysere ile kervanların idaresini üzerine alır. Meysere ile Şam’a ticaret kervanlarını sürerler.Yolculuk dönüşünde beklenenden daha fazla kar ve bazı kerametler yaşayarak dönerler. Meysere’nin Hanımı Hz. Hatice’ye anlattığı olaylar; Hatice’de, Muhammed’in beklenen peygamber olabileceği kanısına sebep olur.

Bir panayır günü Kureyşli kadınlar çok güzel giyinip, adam şeklindeki puta taparken, birisi onlara yaklaşarak;

-Ey kadınlar! Yakında sizin beldenizde; Allah’ın kitabıyla “Ahmed” isminde bir Peygamber gönderilecek… Sizlerden hangisi onunla evlenebilirse evlensin! der.

Bu sözünde etkisi üzerine Hatice; kendisi 40, Muhammed (s.a.v) 25 yaşında iken onunla evlenmek istediğini iletir. Böylece herkese örnek olacak bir ailenin temelleri atılır. Huzurun, sevginin, saygının, fedakarlığın var olduğu bir yuva kurulur.

İlk çocukları Kasım dünyaya gelir ancak 2 yaşında vefat eder. Daha sonraları sırasıyla Rukiyye, Zeynep, Ümmü Gülsüm, Fatıma ve son çocukları Abdullah… Ancak Abdullah’da çok erken bebeklik çağında hayata veda eder. Hz. Hatice ve Hz. Muhammed iki erkek evladın da acısını yaşarlar.

Hz. Muhammed 40 yaşına geldiğinde Hira Mağarası’nda ilk vahiy ve Peygamberlik görevi gelir. O’nu ilk tasdik eden Hz. Haticedir. Zor günlerinde hep yanındadır Sevgili Eşinin. Servetini tebliğ yolunda sarf eder.

Hz. Hatice’nin Vefatı;

İslamiyetin  ilk yıllarında bir çok cefa ve eziyete mağruz kalan müslümanlara uygulanan ambargo döneminde, yaşlılığında verdiği tesirle baya yıpranan Hz. Hatice iyice çöker ve hastalanır. Ambargonun kalkmasından altı ay sonra, Peygamber Efendimize Peygamberliğin gelişinin 10. yılı Ramazanında Rabbine kavuşur.

O’nun vefatı üzerine  Peygamber Efendimiz (s.a.v) artık Mekke’de kalamayacağını anlar. O’na karşı olan sevgisini kıskanan sonraki diğer eşlerine de şöyle der;

-Vallahi! Allah bana, O’ndan daha hayırlısını vermedi.İnsanlar, beni inkar ettiğinde O bana inandı. İnsanlar, beni yalanladığında O beni tasdik etti. İnsanlar, beni mahrum ettiğinde O malı ile destekledi. Diğer kadınlardan hayırlı olduğu halde Allah, onunla bana çocuk ihsan etti. Allah ona rahmet etsin.

 

Elif GİRGİN
Namazsitesi.com yazarı