Anasayfa » Genel » Paylaşılamayan Kudüs Şehri’nin Önemi ve Tarihi

Paylaşılamayan Kudüs Şehri’nin Önemi ve Tarihi

Kudüs, geçmişten günümüze kadar topraklarının sürekli kan ile sulandığı, üzerinde siyasi kavgaların, oyunların hiç bitmediği paylaşılamayan şehirdir. Peki Kudüs’ü bu kadar önemli yapan nedir? Geçmişten günümüze Kudüs’te hakimiyet kimlerin eline geçmiş neler yaşanmıştır? Kudüs’ün tarihi ve önemi nedir?

REKLAM

Kudüs’ün Dini ve Siyasi Tarihi

Kudüs, Millattan önceki dönemlerden başlayan yerleşimi ile birçok medeniyete ev sahipiliği yapmış bir şehirdir. Şehri önemli kılan bir vadinin yamacına kurulmuş olması, su kaynaklarının çokluğu ve yakınlığı ile coğrafi üstünlüğünün yanı sıra üç büyük dine ev sahipiliği yapması, dinler tarihi ve dünya siyaseti açısındandan oldukça önemlidir.

Kudüs’ün dini önemi ile sahneye çıkışı ilk olarak Hz. İbrahim Peygamber (s.a.v) döneminde oluyor. Hz. İbrahim Peygamber ile bu topraklarda başlayan yahudilik tarihi, torunu Hz. Yusuf’un Mısır’a sultanlığı ile Mısır topraklarına taşınıyor. Mısır topraklarında zaman içinde köleleşen yahudiler (İsrailloğulları) bu topraklardan Hz. Musa önderliğinde Kudüs yakınlarındaki Tih Çölü’ne göç ediyor. Yaklaşık 2 asır çölde yaşadıktan sonra Davut Peygamber’in komutasındaki ordunun Kudüs’ü feth etmesi ile tekrar Kudüs topraklarına geri dönüyor.

Hz. Davud ve oğlu Hz. Süleyman dünyanın yaratılışının ilk başlandığına inanılan kutsal alan üzerinde Süleyman Mabedi’ni inşa edip, bu topraklarda israilloğulları ile uzun yıllar yaşıyorlar. Ta ki M.Ö 586 yılına kadar. 586 yılında bu topraklarda yaşayan İsrailoğullarına, Babil Kralı saldırarak birçok yahudiyi kılıçtan geçiriyor, kalan yahudileride alarak Babil’e sürgün ediyor. Bölgede Romalıların hakimiyeti devam ederken, yıllar sonra bir grup yahudi tekrar Kudüs topraklarına geri dönüyor ve yıllarca yaşamaya devam ediyorlar. Zamala bu topraklarda dünyaya gelen yeni bir peygamber ile yeni bir din ortaya çıkıyor. Hz. İsa Peygamber ve Hristiyanlık dönemi.

Hristiyanlığı ilk zamanlarda kabul etmeyen Romalılar, Hz. İsa ve O’na inananlara türlü eziyetler çektiriyorlar. Hristiyan inancına göre, Hz.İsa çarmığa geriliyor ve öldürülüyor. Sonrasında hristiyanlığı kabul eden Romalılar artık Bizanslı adıyla anılmaya başlanıyor. Bizanslılar zamanında bu özel bölge özensizlikten çöplük haline geliyor.

620 yılında Peygamber Efendimiz (s.a.v) bu topraklardan Mirac’a yükseltiliyor. Hem Müslümanların ilk kıblesi olması hemde Miraç hadisesinin bu topraklarda yaşanması Kudüs şehrini, Müslümanlar için önemli hale getiriyor. 638 yılına kadar hristiyanlığın hakim olduğu topraklar, Hz.Ömer’in komutasındaki İslam ordusu ile kuşatılıyor. Daha fazla direniş gösteremeyeceğini anlayan hristiyanlar şehri müslümanlara teslim ediyorlar. Böylelikle Kudüs şehrinde Müslümanların ilk hakimiyetlik dönemi, Hz. Ömer komutası ile başlıyor.

Tarihler 1099’u gösterdiğinde, müslüman hükümdarlar arasında düşmanlıkların baş göstermesini fırsat bilen hristiyan dünyası, klisenin desteği ile kendileri için kutsal olan bu topraklara Haçlı Seferlerini başlıyorlar. Müslüman hükümdarların yapamadığını yapan, hristiyan hükümdarlar ve Tapınak Şövalyeleri tek bayrak altında toplanarak Kudüs’e saldırıyorlar. Heryeri yakıp yıkıp, birçok müslümanı kılıçtan geçirip, türlü işkenceler yapıyorlar. Yaklaşık 100 yıl boyunca Haçlıların işkencelerine maruz kalan müslümanları bu durumdan kurtaracak tek bir müslüman komutan vardır. Tek hayali, Kudüs’ü kurtarmak için tüm müslüman komutanları bir hedef altında toplamak olan, Selahaddin Eyyübi.

Kudüs’ün Fethi

1187 yılında Eyyübi Devleti’nin kurucusu Selahaddin Eyyübi, Haçlıların Müslümanlara yaptıkları işkence ve katliamlara son vermek üzere, cihad fikrine sadık kalan ve İslamiyetin savaş kurallarını ön planda tutan bir ordu kurarak zorlu bir seferin ardından Kudüs’ü feth ediyor. Kudüs’ün Fatihi olarak tarih sahnesine adını yazdırıyor.

Bu bölgede Eyyübi ve Memelüklü dönemi, 1516 yılına kadar Yavuz Sultan Süleyman’ın Kudüs’ü fethine kadar sürüyor. 1917 yılına kadar İngiliz işgaline kadar Kudüs topraklarında Osmanlı hakimeyeti devam ediyor. 1948 yılında İngilizlerin bütün topraklarla birlikte Kudüs’ü elinden çıkarması ile bu bölgede İsrail Devletinin temelleri atılıyor.

Bugünkü adı “Kudüs” olan şehir, yüzyıllar içinde el değiştirdikçe farklı isimler ile anılmıştır. Kudüs şehri Yahudiler için; Yeruşelayim, Hristiyanlar için; Jarusselam, Müslümanlar için ise “Darü’s Selam” olarak adlandırılmıştır. Her üç dindede verilen isimlerin ortak anlamı “Dostluk Şehri” dir. Ancak öyle tezattır ki Kudüs şehri dostluktan ziyade sürekli kavgaların, göz yaşının şehri olmuştur.

Kudüs’ün Önemi Nedir?

Hz. Adem (a.s)’dan Hz. Muhammed (s.a.v)’e kadar birçok peygamberin ayak bastığı, yaşadığı, tebliğ yaptığı topraklardır Kudüs. Kudüs’ün tarihi ve önemi bu nedenle üç büyük din için de önem arz etmektedir. Her inancın, dini kutsallarını bünyesinde barındırması yüzyıllar boyunca bu topraklarda yapılan savaşların en büyük sebebidir.

Müslümanlar İçin Kudüs’ün Önemi

İslam inancına göre Allah (c.c)’nın yeryüzünde kendisi için yarattığı iki toprak parçası vardır. Birincisi Kabe (Mekke’de), ikincisi ise Mescid-i Aksa (Kudüs’te) topraklarıdır. Yine Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Hadis-i Şeriflerinde; “Yeryüzünde sadece üç yere Allah rızası için gidilir: Mescid-i Haram (Kabe ve Kabe alanı), Mescid-i Nebevi ( Medine’de Peygamber Efendimiz’in kabrininde içinde bulunduğu mescit) ve Mescid-i Aksa (Kudüs’te, Kubbetüs Sahra ve birçok yapıyıda içine alan bir alanın adı)” diyerek Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın önemine vurgu yapmıştır. Mescid-i Aksa’nın müslümanlar için bir başka önemi de ilk kıblemizdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) kutlu Miraç Yolculuğunu Kudüs’ten, Mescid-i Aksa alanından yapmıştır. Tüm bu sebeplerden dolayı, biz müslümanlar, tıpkı Kabe gibi, Mescid-i Nebevi gibi, Mescid-i Aksa topraklarını da ziyaret etmek, ibadet etmek isteriz. Kudüs’ün tarihi müslümanlar açısındanda çok önemlidir.

Hristiyanlar İçin Kudüs’ün Önemi

Hristiyanlığın, Hz.İsa’nın, doğduğu topraklardır Kudüs. Annesi, Hz. Meryem’in, Hz.İsa’ya hamile kalması ile sıkıntılı günlerini geçirdiği, suskunluk orucunu tuttuğu, Hz. İsa’ya Peygamberlik görevinin verildiği, tebliğ görevini yaptığı topraklar. Hristiyanlık inancına göre, Hz. İsa’nın çarmığa gerilerek öldürüldüğü ve mezarının olduğu topraklar.(İslam dinine göre, müslümanlar bütün peygamberlere inanır. Hz. İsa’ya inanır fakat Hz. İsa’nın çarmığa gerilerek öldürüldüğüne inanmayız. Hz. İsa, Allah(c.c) tarafından gökyüzüne yükseltilmiştir, çarmığa gerilen kişi Hz. İsa’ya ihanet eden havarisidir) Saydığımız tüm bu sebepler Kudüs’ü Hristiyan dünyası için önemli bir hale getirmiştir.

Yahudiler İçin Kudüs’ün Önemi

Hz. İbrahim Peygamberin oğlu, Hz. İshak’ın oğlu Hz. Yakup’un soyundan türeyen İsrailloğulları (yahudiler), bu topraklarda var olmaya başlamışlardır. Aynı Peygamber soyundan gelen Davut Peygamber ve oğlu Süleyman Peygamber de bu alan üzerinde büyük bir mabet inşa etmişlerdir. Süleyman Mabedi olarak bilinen bu mabed Kudüs şehrinde yer almaktadır. Süleyman Mabedi, yahudiler için olduğu kadar, müslümanlar içinde önem taşıyan bir yapıdır. Bu yapıyı müslümanlar için önemli kılan, Peygamber efendimiz(s.a.v)’in, Miraç yolculuğuna bu yapının içinde bulunan kutsal kayadan yükselmesidir. Yahudilerin hac ibadetlerini yaptıkları mekan, dini inanışlarına göre önem taşıyan ağlama duvarı yine bu bölgede yer alır.

Kudüsteki Önemli Olaylar

Kudüs’ün tarihi farklı olaylara da sahne olmuştur. Yukarıda üç büyük din için önemini arz ettiğimiz Kudüs’te çeşitli inanışlara gerçekleştiği düşünülen diğer olaylar;

  • Allah (c.c)’nın yeryüzünü yaratmaya Süleyman Mabedi içinde bulunan “Kutsal Kaya”dan başladığına inanılır.
  • Hz. Meryem küçük bir kız iken, Mescid-i Aksadaki hücresine yazın kış, kışın yaz meyvelerinin gönderildiği yerdir. (Kuran-ı Kerim’de ayetle doğrulanmış, Allah (c.c) tarafından ikramda bulunulmuştur.)
  • Hz. Meryem’in babasız bir şekilde Hz. İsa’ya hamile kaldığı, Hz. İsa’nın bir bebek iken dile geldiği topraklar burasıdır.
  • Bir rivayete göre, Hz. Adem’in mezarı bu bölgededir.
  • Yahudi inancına göre, Hz. İbrahim oğlu İshak’ı kurban etmeye buraya getirmiştir. (Müslümanlara göre, Hz. İsmail)
  • Hz. Zekeriyya’ya geç yaşına rağmen oğlu Hz.Yahya’nın olacağı müjdesi burada verilmiştir.
REKLAM

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumanı tavsiye ederiz
Hicri takvime göre yılın ilk ayındaki Muharrem aynın ilk günü…