Anasayfa » Genel » Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin

Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin

Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin, sevgili Peygamber Efendimiz’in (Sav) torunlarıdır. Resullullah’ın (Sav) en küçük kızı olan Hz. Fatıma (ra), Hz. Ali (ra) ile evlenmiştir. Hasan ve Hüseyin de Hz. Fatıma ve Hz. Ali’nin çocuklarıdır. Cennet gençleri olarak tarif edilen Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in kısaca hayatı yazımızda anlatılmıştır.

REKLAM

Hasan, Hz. Fatıma’nın büyük oğludur. İsmini dedesi olan Hz. Rasullullah (Sav) vermiştir. Hüseyin’de diğer oğullarıdır ve onun da ismini yine Peygamber Efendimiz (Sav) koymuştur. Hz. Rasullullah (Sav) Kızı Fatıma’yı çok sevdiği gibi, torunlarına karşı da kuvvetli bir sevgi besliyor, yeri geldikçe de bu sevgisini açıkça ifade ediyordu. Hz. Peygamber (Sav) bir hadisi şerifte Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için şöyle ifade etmiştir;

“Bunlar benim oğullarım, benim kızımın oğulları! Ey Allah’ım ben onları seviyorum. Senin de onları ve onları sevenleri sevmeni niyaz ediyorum.” (Buhari)

Hz. Hasan

Hasan, dedesinin yani Hz. Peygamber’in (Sav) yakın ilgili, şefkati ve terbiyesi ile büyümüştür. Hasan, nazik, efendi, bir yapıya sahiptir ve daha çok çarpışmadan ziyade anlaşma yolunu tercih etmektedir. Babası olan Hz. Ali’nin yanında bazı seferlerde yer alsa da çarpışma olduğunda bunlara katılmamıştır.

Fitneden ve kılıçtan hoşlanmayan, onlardan uzak duran bir ruh haline sahipti. İbadete düşkündü ve herkes tarafından çok sevilirdi.

Hz. Hüseyin

Hüseyin’de, abisi Hasan gibi Hz. Peygamber’in (Sav) sevgisi ve muhabbeti ile büyümüştür. Peygamber Efendimiz (Sav) Hüseyin’i de abisi Hasan gibi çok severdi ve onların her dediklerinin yapmaya çalışırdı. Onları sırtına bindirip gezdirir, hatta namaz kılarken sırtına çıktıklarında onlar düşmesin diye secdede beklerdi.

Hüseyin de abisi gibi herkes tarafından sevilen, fazilet sahibi biriydi. Hüseyin, kendini ibadete adamış, takva sahibi olan bir mübarekti. Müslümanlar arasındaki birlik ve beraberliği sağlamak için çaba sarf ederdi.

Birlik yılı

İslam’ın son ve dördüncü halifesi olan Hz. Ali (Ra) şehit edilince Kufeliler Hz. Hasan’a biat ederek halife olarak tanıdılar. Bu nedenle de Hz. Hasan’a Râşid halifelerin beşincisi denilmektedir. Daha sonra Muaviye bin Ebu Süfyan Hz. Hasan’a karşı bir ordu hazırlattı ve başa geçmek istedi. Hz. Hasan hiç bir zaman savaştan yana olmadığı için ve Müslümanların kanının akmaması için bazı şartlar mukabilinde kardeşi Hz. Hüseyin’in muhalefetine rağmen hilafeti Muaviye’ye teslim etti. Bu anlaşmadan dolayı buna buna birlik yılı denilmiştir.

Hz. Hasan’ın vefatı

Hz. Hasan bu yıllardan sonra ailesiyle birlikte Medine’ye giderek orada yaşadı. 669 yılında ise yine orada vefat etti. Hz. Hasan, Cennetül Baki’de annesi Hz. Fatıma’nın yanına defnedilmiştir.

Kerbela ve Hz. Hüseyin’in vefatı

Hz. Hüseyin, babasının ölümünün ardından abisi Hz. Hasan’a biat etti. Daha sonra Hz. Hasan’ın halifeliği Muaviye’ye devretmesine karşı çıkmıştı. Muaviye bin Ebu Süfyan kendisinden sonra halifeliğin oğlu Yezid’e geçmesini istiyordu. Fakat çoğu Müslüman Hz. Hüseyin’i destekleyeceklerini söyleyerek Yezid’in veliaht ilan edilmesine karşı çıktılar.

Muaviye’nin vefatının ardından Yezid’in halife olmasıyla birlikte Kufe’deki yönetim muhalifleri harekete geçerek Mekke’deki Hz. Hüseyin’i yanlarına çağırmışlar. Hz. Hüseyin, Kûfe’deki gelişmelerden habersiz bir şeklide harekete geçti. Sayıca fazla olmayan Kûfeli taraftarları Yezid’in yandaşları tarafından bastırıldı ve sonra Hz. Hüseyin ve yanındakiler Kerbela’da Yezid’in adamlarıyla karşılaştılar.

10 Ekim 680’de  Hz. Hüseyin tarafına atılan bir okla savaş Kerbela’daki savaş başladı. Hz. Hüseyin’in tarafı sayıları az olduğu için Kûfe askerleri tarafından sırayla öldürüldüler. Sonuçta Yezid’e biat etmeyi reddeden Hz. Hüseyin de burada şehit edildi.

REKLAM

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumanı tavsiye ederiz
Toplumuzda Şehit kavramını bilmeyen yoktur. Asırlardır vatan uğruna, ezan uğrana…