Anasayfa » Genel » Hz. Meryem
hz meryem'in hayatı

Hz. Meryem

O, cennetle müjdelenen on kadından biri.
O, Hz. İsmail gibi adak olarak adanan bir evlat.
O, mucizevi bir şekilde hamile kalınan ve hamile kalan.
O, Hz. Davut soyundan gelen, bir peygamber annesi.
O, Nasıralı Meryem…

REKLAM

Hz. Meryem’im hayatı

Hz. Davut, Hz. İbrahim’in soyundan gelen hem hükümdar bir peygamberdi. Hz. Meryem’in babası olan İmran da bu soya mensuptu. İmran, Nasıra’da yaşarken bir gece rüyasında, Kudüsteki Süleyman Mabedi’nin (Beytü’l Makdis) kandillerini yaktığını görüp, bu çağrıya uyarak; eşi Hanna ile birlikte Kudüs’e gelerek, yaşamlarını burada sürdürmeye başlarlar. Beytü’l Makdis’e hizmet ederler.

İmran ve eşi Hanna’nın en büyük isteği ve en büyük üzüntüsü bir evlada sahip olmaktı ancak ikisinin de yaşları geçmişti. Evlat sahibi olabilme isteklerinin içlerini sızlattığı bir dönem de Allah (c.c) ‘a öyle içten niyaz ve yakarışlarda bulunurlar ki; Allah (c.c) onlara bir evlat ihsan eder. Hamile olduğunu öğrenen Hanna ve eşi çok sevinir ve bu bebeğin mucizevi bir bebek olduğuna kanaat getirirler. Şükrünün bir göstergesi olarak Hanna şöyle dua eder:

“Rabbim, karnımda taşıdığım çocuğu sadece sana hizmet etmek üzere adadım. Bunu benden kabul et.” (Al-i İmran 35)

Doğacak olan bu bebeğe; yaşlı bir anne ve babadan mucizevi bir şekilde hamile kalınması, Hz. İmran’ın da bir kral peygamber soyundan geliyor olması ve Tevrat’ta bahsi geçen hadiselerin oluşmaya başlaması sebebiyle, yahudi hahamlar ve halk arasında İsrail’in kurtuluşunu sağlayacak olan “mesih” olacağı gözüyle bakılır.

Doğum zamanı gelip çattığında, hafif kızıl saçlı bir kız bebek dünyaya gözlerini açar. Adı da Meryem’dir. Meryem; Allah’ın hizmetkarı…

Yahudi hanedanlığına gelen bu bebeğin erkek değil de kız olması hayal kırıklığı yaratır ve tepkilere sebep olur. O dönemlerde yahudilikte kadınların mabedlerde ibadetleri, Tevrat okumaları gibi dini vecibeleri yerine getirmeleri yasaktı. Durum böyleyken; “Bir kadın mabede hizmet için, Allah’a ibadet ve niyaz için nasıl alınır dı?” !!!

Eşini bebeğinin doğumundan kısa bir süre sonra kaybeden Hanna bebeğini alarak adağını yerine getirmek için mabede gider ve orada çıkan kargaşada hayatını kaybedince bebek; teyzesinin eşi olan Hz. Zekeriyya Peygamber’in himayesinde mabede kabul edilir.

Hz. Meryem’in hayatı , 14 yaşına kadar Zekeriya Peygamber’in öğretmenliğinde ve himayesinde, gündüzlerini mabed işlerine koşturarak, geri kalan zamanını da hücresinde sürekli ibadetle geçti. Beslendiği nimetler kendisine Allah (c.c) tarafından mucizevi bir şekilde gönderiliyordu.

Hz. Meryem’in hamile kalması

Hz. Meryem mabedde günlerini sürekli ibadetle geçirirken bir gün insan suretinde Cebrail (a.s) gelir ve O’na Allah tarafından evlat verileceğini müjdeler. Bu duruma çok şaşıran Hz. Meryem ve Cebrail (a.s) arasında yaşananlar Kuran-ı Kerim‘de Meryem Suresi’nde şöyle geçer:

16-17. ayet; “Biz, ona Cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.
18. ayet; Meryem, “Senden, Rahmân’a sığınırım. Eğer Allah’tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)” dedi.
19. ayet; Cebrail, “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim” dedi.
20. ayet; Meryem, “Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi. 
21. ayet; Cebrail, “Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir” dedi.”

Hamile kalan Meryem, insanlardan uzak bir yere çekilip, doğuma kadar Allah’a olan ibadet ve niyazlarına devam ederek, doğum sonrası yaşayacağı sıkıntılar için Rabbin den yardım ister. Doğum gerçekleştikten sonra bebeğini de alıp geri döner. Allah (c.c) O’na konuşmama orucu tutmasını emreder. O’nun yerine kocağındaki bebek konuşarak, hem mucize gösterir hem de annesini aklar. (Meryem Suresi 26-33)

Hz. İsa ve peygamberlik

Uzun zamandır İsrailoğulları’nın bilginleri gelecek bir peygamber müjdesi verdikleri için bir çok yahudi bu bebeğin beklenen peygamber ve kurtarıcı olduğunu kabul eder. İsa Mesih’in mucizelerini duyan Rum hükümdarı Hirodes, Hz. Meryem ve İsa’nın kendisine getirilmesini emreder. Bunun üzerine Hz. Meryem’in akrabası da olan Yusuf Neccar, Meryem’i ve oğlu İsa’yı Mısır’a kaçırır. İsa oniki yaşına geldiğinde ve Hirodes’in ölümünden sonra tekrar Nasıraya dönerler.İsa burada Tevrat’ı ezberler. Otuz yaşına geldiğinde Allah (c.c), O’nu peygamberlikle müjdeleyerek, İncil’i indirir.

Hz. İsa, O’na gönülden bağlı oniki arkadaşı (oniki havarisi) ile birlikte Hristiyanlığı tebliğ etmeye başlar. Allah (c.c), O’na ölüleri diriltmek, hastaları iyi etmek, saklanan şeyleri bulup ortaya çıkarabilmek, çamurdan yapılan kuşu canlandırıp uçurmak, gökyüzünden duası üzerine sofra inmesi gibi mucizeler verir. Tüm bu mucizeler karşısında iman eden insanlar olduğu gibi iman etmeyen insanlar da oldu. İman etmeyen yahudiler O’nu öldürme planları yaptılar.İslam inancına göre; bir gün, O’na çok benzeyen bir havarisini yakalayıp, Hz. İsa diye carmığa gererek öldürdüler. Hz. İsa göklere yükseltildi. Kıyamet gününe yakın bir gün de Mesih olarak yeryüzüne indirilecek ve her insan gibi O’nun da canı alınarak, ölüm duygusu yaşatılacaktır. (Nisa Suresi 156-159)

Hz. Meryem’in vefatı

Hz. Meryem’in hayatı oğlunun gökyüzüne yükseltilmesinden yaklaşık dört yıl sonra sona erdi. Vefatına kadar ömrünü zikir ve ibadetle geçirdi. O, Asiye, Hatice ve Fatıma ile birlikte mevcut olan faziletli dört kadından, cennetle müjdelenen on kadından biridir. Kabri hakkında net bir bilgi mevcut değildir. Bazı kaynaklar da Hz. İsa’nın hayatında “Mecdeleli Meryem” adında bir kadından da bahsedilmektedir. Mecdeleli Meryem, Hz. İsa’nın eşi olan Meryem’dir.

Elif GİRGİN
Namazsitesi.com yazarı


Bir yorum

  1. saolun allah razı olsun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumanı tavsiye ederiz
Hz. Adem Aleyhisselam, ilk insan, ilk peygamber ve bütün insanların…