Anasayfa » Genel » Kuran’ı Kerim’in Engellilere Bakışı

Kuran’ı Kerim’in Engellilere Bakışı

Bir Müslümanın engelli olarak doğması veya sonradan engelli olması şüphesiz Allah’ın izni ve iradesi ile olur. Engelli olmak bir bela veya ceza olarak düşünülmemeli; bir imtihan, bir nimet olarak düşünülmelidir. Kur’an bunu çok net olarak açıklamıştır; “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara suresi, 155. ayet) Kuranın engellilere bakışı direkt olarak ayetlerde geçmese de insanlarda bazı engeller bulunduğunda nasıl davranmaları gerektiğine işaret eden ayetler vardır.

Her ne kadar bu dünyada engelli biri, engelsiz birine göre yaşam koşulları bakımından avantajlı olsa da; her yönden öyle olmayabilir. Toplumda hiç bir engeli olmayan fakat bir çok sıkıntısı olan çok fazla insan vardır. Allah insanları yaratırken kimini kadın, kimini erkek; kimini beyaz, kimini siyah; kimini zengin, kimini kafir; kimini engelsiz, kimini engelli yaratmıştır. Fakat kimse bunun hesabını Allah’tan soramaz veya Allah’a neden beni böyle yarattın diye isyan edemez. İslam dininin üzerinde en çok durduğu konulardan biri insanın yaratılış gayesidir. Kuran’ı Kerim’de her konuda insanlara yön gösterdiği, öğütler ve müjdeler verdiği gibi engelli olanların da okuması gereken çok güzel ayetler bulunmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber’in (Sav) engelli olanlarla ilgili bir çok hadisi şerifleri de bulunur.

Allah, bazen insana bu dünyada bir engel verir fakat onun karşılığında ahirette ona pek çok müjde bahşeder.

“Allahü teâlâ, iki gözü olmayan müslümanı Cehenneme koymaz.” (Hadisi şerif; Taberani)

“Bir Müslüman’a yorgunluk, ağrı, tasa, keder, ezâ, gam, hatta vücuduna batan bir dikene kadar ne isabet etmişse, Allah buna karşılık, onun günahlarından bazılarını affeder” ( Hadisi şerif; Buhari)

Ayetler

Kuranın engellilere bakışı ile ilgili olarak bir ayet olmasa da yazımızın başında bahsettiğimiz gibi insanlarda bazı engeller bulunduğunda veya bir engele, bir müsibete düştüklerinde nasıl isyan etmemeleri gerektiğine vurgu yapan ayetler vardır.

“Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya suresi, 35. ayet)

“Allah’a ve Resûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Tevbe suresi, 91. ayet)

“Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur…” (Nur suresi, 61. ayet)

İmtihan

Engelli doğan veya sonradan engelli olan birinin durumu, dinine bakışı insandan insana değişir. Bazıları Kuran’da dediği gibi Allah’ın takdirine razı olur ve ahirette sonsuz olarak Cennet nimetlerine kavuşur. Bazıları ise isyan ederek hem bu dünyada manevi olarak kendini sıkıntıya sokar hem de ebedi olan ahiret hayatını sıkıntıya sokar.

Bediüzzaman Said Nursi Lemalar kitabında engellilere müjde olarak şöyle anlatmıştır; “Musibete uğrayan, hasta olan, engelli doğan veya engelli kalan kişi, eğer sabretse, musîbetin mükâfâtını düşünse, şükretse, o zaman her bir saati bir gün ibâdet hükmüne geçer.”

Ayrıca hiç bir kimse başına gelen bir engelin onu daha büyük belalardan koruyacağını bilemez. Biri kaza geçirir sakat kalır ama onun o sakat kalmasının kendisini veya ailesini daha büyük kazlardan koruduğunu bilemeyebilir. O nedenle Allah’tan gelene razı olmak, sabretmek imanın en büyük ölçülerindendir.

Dini olarak kim engelli

Hiç bir görme engeli olmadığı halde Kuran’la buluşmayı başaramamış, ama görme engelli olmasına rağmen Kuran’ı Kerim ile bu dünyasını ve ebedi hayatını taçlandıran insanlar da vardır. Aynı şeklide fiziki hiç bir engeli olmamasına rağmen üzerine farz olan namazın tadına varamamış, ama sakat olmasına rağmen namazlarını aksatmadan eda eden insanlarda elbet bulunmaktadır. Şimdi dini açıdan bir daha düşünüldüğünde acaba kim engelli, kim kusurlu, kim eksik!

Elif GİRGİN
namazsitesi.com yazarı

REKLAM

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okumanı tavsiye ederiz
Tarihte 31 Mart olayı, 31 Mart vakası, 31 Mart isyanı…